UNUTULAN ÇOCUK OYUNLARI

Dansa Davet
Kızlı erkekli oynanan bir oyundu. Kızlar ve erkeklerin sayıları eşit olmalıydı. Karşılıklı dizilir ve sırayla diğer gruba gidip bir kız veya erkek karşısında eğilerek eşimiz olmasını isterdik ya kabul eder yada etmezdi. Kabul olan eşler bir köşede son çift kalana kadar beklerdi. Sonra eşler karşılıklı gelecek şekilde yanyana gelecek şekilde dizilirdi sonra elele tutuşup kollarımızı havaya kaldırırdık. Sona kalan iki kişi aramızdan geçerken sırtlarına vururduk.

Çatlak Patlak
Abdurrahman efendi damdan düştü geberdi, allah rahmet eylesin, eylesin mezarında muz yesin, yeesin, çatlak patlak yusyuvarlak, kıymalı börek, kremalı çörek çek yavrum arabanı yoldan çek, burnu kanca anca gidersin anca. Diye devam eden bir tekerlemesi vardı ve ilkokulda tenefüse çıkıldığında kızlı erkekli bir grup oluşturulur ve elele tutuşularak oynanan bir oyundu, tekerlemede söylenen her kelimeden sonra elele vurulurdu. Günümüzün çocuklarına çok şaçma gelecek bir oyundu.

Çelik Çomak
Yere çukur kazılır çukurun üzerine küçük olan çubuk parçası konur daha uzun bir sopayla bu küçük çubuk en uzağa atılmaya çalışılırdı. Daha sonra uzağa atılan bu çubuk diğer oyuncu tarafından yerdeyken 3 kez vurularak. İlk atıldığı yere yaklaştırımaya çalışılırdı. Küçük çubuğu daha uzağa göndermek için yerdeyken kenarına büyük çubukla vurarak havalandırılır daha sonra ilk atılan yere doğru kuvvetlice vurulurdu. Eğer ilk atılan yere 3 kerede yetiştirebirsek atışı diğeri yaparı. Eğer yetiştiremezse elindeki büyük sopayı metre gibi kullanarak küçük çubukla ilk atış yeri ölçülürdü. Sadece adı kalan bir oyun artık Çelik Çomak.

Duvardan Kağıt Bırakma
Sakız veya çikolatalardan çıkan iskambil kağıdı şeklindeki kartları belli bir yükseklikden duvara dayar ve yere bırakırdık. Yerde biriken kağıtlardan birinin üzerine yeni gelen bir kart düşerse tüm kartlar kazanılırdı. Bazen bu oyunu kibrit kutularıylada oynardık. Yeni nesile göre olmayan bir oyun 🙂

İnşaatlardan Kuma Atlamaca
Benim en favori oyunumdu bir kere kolumu kırmamı bir kere de başımı yarmamı bu oyuna borçluyum. Şimdi düşünüyorumda o zamanlar bizim oynayacak oyunumuz yokmuz ve böyle saçma sapan şeyleri oyun yapmışız kendimize. Oyun gayet basit inşaat için gelen kamyondan yeni dökülen kumların üzerine birinci ya da ikinci katlardan atlamaktı. Şimdi saçma geliyor ama o zaman büyük bir zevkti ve bir o kadar da tehlikeli …ama çocuktuk işte …

Robin Hoodculuk yada kafa üstünden taş vızıldatmaca
Gene benim için anısı büyük olan bir oyun çünkü bu oyun sayesinde tam sol kaşımın orda taşıyacağım bir anım kalmıştı. Böylede oyun olurmuymuş demeyin. Çünkü o dönemlerde ne doğru dürüst topumuz nede oyuncağımız olurdu bizde kendimize oyun yaratırdık çocukluk işte. 🙂 oyun şöyle eline yassı bir taş alırsın arkadaşının yarım metre önünden taşı kafasına yakın geçecek şekilde fırlatırsın. taşın hızla geçerken bıraktığı vızzz sesi bizde heyecan yaratırdı. İşin ilginç yanı ailelerimizde bizi uyarmazdı bu oyunları oynarken.

Kibrit
Kibrit kutularının üst ve arkası kesilirdi. Bulunması kolay, çeşidi fazla, oynanması da diğer oyunlar gibi basit olduğundan tercih edilirdi. Güzel şekilli kibritler her daim kıymetliydi ve o yıllarda tüm çocukların ceplerinde tomarla kibrit kutusu olurdu. Şimdi ki Yu-Gi-Oh oyunu gibi bir şey tek farkı onların güçleri yok 🙂

Lades
Beniç çocukluğumda Lades moda bir oyundu evde tavuk yendiğinde oynadığımız bir oyundu. Ne hikmetse heplades kemiği babanneme denk gelirdi ve benimle lades’e tutuşurdu ladesim lades olsun muu, olsunn, nesinee…ve daha sonradan iki kişi birbirinden hiçbişey almaz aklımda demeden. derse diğeri lades der ve kazanır. Bunun birde mahallede çocuklarla parmaklarımızı bir birine dolayarak yaptığımız şekli vardı ama onun sonu hep mızıkçılık olurdu.

Daha bir sürü oyun var bu şekilde sizin mazinizde kalan ve unutamadığınız oyunlarınız hangisi?

One thought on “UNUTULAN ÇOCUK OYUNLARI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir